TCMB 250 BP Faiz İndirimi Sonrası Piyasalarda Yaşananler
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), eylül toplantısında politika faizini 250 baz puan indirerek yüzde 40,5 seviyesine çekti. Bu karar, piyasa oyuncularının büyük ölçüde 200 baz puanlık indirim beklediği bir dönemde geldi ve sürpriz boyutuyla dikkat çekti. Kararın ardından Borsa İstanbul’da yüzde 2 civarında sert bir geri çekilme yaşanması, indirim beklentisinin önceden fiyatlanmış olmasının yanı sıra Türkiye-İsrail hattında artan diplomatik gerilim gibi jeopolitik risklerin de etkili olduğunu gösterdi.
TCMB’nin Mesajı: Güvercin İndirim, Şahin Uyarı
Merkez Bankası, karar metninde ikinci çeyrekteki güçlü büyüme verilerine rağmen iç talebin zayıf kaldığını belirtti. Gıda fiyatlarındaki artış ve hizmet enflasyonunun yüksek seviyelerde seyretmesi, enflasyon görünümünü baskılamaya devam ediyor. Para Politikası Kurulu, enflasyon beklentilerinde belirgin bir bozulma görülmesi halinde para politikasının yeniden sıkılaştırılabileceğinin altını çizerek piyasaya temkinli bir mesaj verdi.
Citi ekonomistleri İlker Domaç ve Gültekin Işıklar, 200 baz puanlık indirim beklentilerine karşılık 250 baz puanlık adımın TCMB’nin daha agresif bir gevşeme yoluna gittiğini gösterdiğini aktardı. JPMorgan’dan Fatih Akçelik ise bu indirimi “güvercin” bulsa da Merkez’in sözlü yönlendirmesini “şahin” olarak nitelendirdi.
Borsa ve Döviz Piyasasında İlk Tepkiler
Faiz indirimi sonrasında Borsa İstanbul’un hızlı geri çekilişi, yatırımcıların kar satışlarını hızlandırmasıyla daha da derinleşti. Döviz tarafında ise hareketler sınırlı kaldı; bu durum, TCMB’nin kur politikasında yakın vadede değişiklik beklenmediği görüşünü destekliyor. Yatırımcıların odağı şimdi, Ekim ve Aralık toplantılarında gelebilecek ek indirimler ile yıl sonu faiz patikasına çevrilmiş durumda.
CHP Davalarının Belirsizği Borsayı Etkiliyor
Daha önce benzeri pek görülmemiş bir dönem yaşanıyor piyasalar için. Bu nedenle yatırım uzmanları dahi borsnaın nedne bukadar sert geri çekildiğine anla veremiyor. Evet önceden fiyatlanma bir tık açıklayabilir. İsrail ile son dönemde artan risklr de bunda sebep olabilir. Ancak içeride bir de siyasi tarafta yaşanan gelişmeler var. Öyle ki pazartesi CHP’nin bir davası daha var. Bu hafta bildiğiniz gibi geçen hafta atanan kayyum başka mahkemenin kararıyla iptal oldu. Şimdi de diğer bir davay bekliyoruz. Bu kez Kılıçdaroğlu yeniden parti başına mı geçecek sorusun acevap arıyor piyasalar. Bu anlamda oluşan belirsizlikler borsayı ve yatırımcı tercihlerini etkiliyor.
Her ne kadar faiz düşüyor olsa da yatırımcılar bir tülrü borsaya yönelmiyor. Bu anlamda önümüzdeki haftada ana başlığımız CHP Kurultay davası olacak gibi duruyor. 15 Eylül pazartesi günü piyasaların ve yatırımcıların gözü kulağı Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde olacak.
Küresel Piyasalarda Fed Beklentisi
Küresel yatırımcılar açısından gözler artık 16-17 Eylül’de toplanacak ABD Merkez Bankası’na (Fed) çevrildi. ABD’de istihdam piyasasındaki yavaşlama ve Üretici Fiyat Endeksi’nin beklentilerin altında kalması, faiz indirimi beklentilerini güçlendirdi. Analistler, eylül toplantısında 50 baz puanlık bir indirim ihtimalinin fiyatlamalara yansıdığını, yıl sonuna kadar üç indirim senaryosunun masada olduğunu belirtiyor. Fed’in bu hamleleri, gelişen ülke para birimlerinden borsalara kadar geniş bir yelpazede risk iştahını etkileyecek.
Yıl Sonu Beklentileri ve Stratejik Değerlendirme
Citi, politika faizi için yıl sonu tahminini yüzde 38’de tutarken; JPMorgan ise 37 seviyesini korudu. Bu tahminler, Merkez Bankası’nın agresif bir gevşeme sürecine gidebileceği beklentisini tamamen dışlamıyor. Türkiye’de jeopolitik riskler ve enflasyon dinamikleri, piyasaların yönünü belirleyen ana unsurlar olmaya devam ediyor.
Sonuç olarak, TCMB’nin beklenenden büyük indirimi, küresel faiz indirim beklentilerinin arttığı bir dönemde gerçekleşti. Ancak, enflasyon baskılarının devam ettiği bir ortamda bu adımların piyasalarda temkinli bir iyimserlik yarattığı görülüyor. Hem iç dinamikler hem de Fed’in eylül kararı, önümüzdeki haftalarda yatırımcıların stratejilerini şekillendiren en kritik faktörler olacak.





